Mavi Gözlü Dev'e Dair

 Yazan: Gökyüzü

22. Şubat 2001  


Nazım Hikmet'in " Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve elleri" isimli şiirinde kimi yerdiği pek bilinmez. Piraye  öldükten sonra da bu konuda bir tartışma olmuştu.

Nüzhet Berkin, Nazım Hikmet' in ilk esidir. Yalçın Küçük' ün iddiasına göre de sevdiği tek kadındır. ( El Kitabi, Yalçın Küçük)

Bu iddia doğru mudur, bilinmez; ama Nazım' in Nüzhet Hanımi çok sevdiği belli olmaktadır.
Nüzhet Berkin ile Nazım Hikmet' in tanışıklıkları İstanbul' dan komşu çocuğu olduğu döneme dayanıyor. Zaman içinde Nüzhet Hanım ablası ve eniştesi ile birlikte Tiflis' e yerleşir. Yıllar sonra burada tekrar karsılaşırlar. Nazım o yıllarda Moskova' da KUTV Üniversite' sinde öğrencidir. Nüzhet Hanım da Moskova' ya, biraz da Nazım' in da ısrarları sonucu okumaya gider.
Nazım ile Moskova' da evlenirler. Nüzhet Hanım sağlık sorunları yüzünden Bakü' ya gider; bir süre sonra Nazım da gelir. Nüzhet Hanım' in İstanbul' da tedavi olması gerektiğine karar verirler ve Nüzhet Hanım İstanbul' a gider.
Nüzhet Hanım, kısa bir tedavi (beş-altı ay) sonrası iyileşince bir daha Nazım' in ailesine görünmez olur. Nazım uzun süre Nüzhet Hanım' dan haber alamaz ve İstanbul' a gelir. Nüzhet Hanım, Nazım Hikmet ile ayrılma sürecindeyken, bir gece tiyatroda karsılaşırlar ve Nüzhet Hanım, Nazım' i görmezlikten gelir.Hikmet, Nüzhet Hanım için iki yergi şiiri yazmıştır. Bu şiirlerdeki "erkek" ve "cinsiyetçi" tavır dikkat çekicidir.

Gövdemdeki Kurt isimli şiirin neden yazıldığını Nüzhet Hanım -kendince- söyle anlatıyor : "... Nazım çok kıskançtı. Nazım' in bir arkadaşı vardı, Dağıstanlı bir genç. Bir ders arasında Nazım, hocayla bir şeyler konuşurken biz dışarıdaydık. Dağıstanlı genç bir şeyler anlattı, ben de güldüm. Bu sırada Nazım bize doğru gelirken, gülüşümü duymuş, o Dağıstanlı gençle sohbet edişim onu çileden çıkarmış."

(Nazım Hikmet' in Bilinmeyen İki Şiir Defteri, Kemal Sülker, Yazko Yayınları, 1980)

Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve hanımelleri


O mavi gözlü bir devdi.

Minnacık bir kadın sevdi

Kadının hayali minnacık bir evdi

bahçesinde ebruliii
                 hanımeli
                       açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev

Ve elleri öyle büyük işler için
                      hazırlanmıştı ki devin

yapamazdı yapısını
                     çalamazdı kapısını

bahçesinde ebrulii
                     hanımeli
                            açan evin

O mavi gözlü bir devdi
Minnacık bir kadın sevdi
Miniminnacıktı kadın
Rahata acıktı kadın
               yoruldu devin büyük yolunda

Ve elveda deyip mavi gözlü deve
girdi zengin bir cücenin kolunda
                  bahçesinde ebruli
                               hanımeli 
                                       açan eve

Simdi anlıyor ki mavi gözlü dev
Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz
                                  bahçesinde ebrulii
                                                  hanımeli
                                                        açan ev... 

                                                         (1930)

Gövdemdeki Kurt


Sen

benim

minare boyunda çam gövdeme

yumuşak beyaz

bir kurt gibi girdin,

kemirdin !

Ben, barsaklarında solucan Makdonaldi besleyen

İngiliz isçisi gibi taşıyorum

seni içimde !

Biliyorum

kabahat kimde!

Ey ruhu Lordlar Kamarası kadın !

Ey uzun entarili tüysüz puvankare !

Karsımda :

demirleri kıpkızıl

bir şömendöfer ocağı gibi yanmak

senin en basit hünerin;

yine en basit hünerin senin;

buzun üstünde paten gibi kıvranmak

soğuk

sıcak

Kaltak

dur !

Yumuşak,

beyaz

kıvrılışlarınla

beynime giriyorsun,

kemiriyorsun !

Oraya giremezsin !

Onu kemiremezsin !

Yumuşak,

beyaz

kıvrılışlarıyla

beynime giren kurdu

çürük bir diş çeker gibi söktüm !

Epeyce ter döktüm !

Bu sonuncusuydu

   Ana Sayfa | Güncel | ">Serbest Kürsü | Ne nedir | Kim Kimdir | Dayanışma | Araştırma İnceleme | Edebiyat | Linkler | Politik Sohbet | Tartışma