Neden sosyal
demokrasi?
Yirminci Yüzyıl boyunca dünyada, özellikle
Avrupa'da sosyal demokrasi toplumsal yaşamı etkileyen, belirleyen en önemli
politik aksiyonlardan biri oldu. İsveç örneğinde olduğu gibi yarım yüzyılı
aşan bir süre iktidarda kaldılar.Yeni yüzyılın bu ilk yılında,
yine özellikle Avrupa'da iktidardaki siyasi güç olarak dünyanın şekillenmesinde
önemli roller oynuyor sosyal demokratlar. 14 Avrupa ülkesinde iktidarı
ele geçirirken, geri kalan ülkelerde de siyasal yaşamın en etkin
unsuru durumundadırlar. 143 üyeli Sosyalist enternasyonalin yanı sıra
Avrupa Parlementosunun en büyük grubu yine sosyal demokrat partiler
tarafından oluşturulmuştur.
Ülkemizde ise durum bu kadar parlak değil. Yaklaşık
yüzelli yıllık geçmişine karşın, altmışlı yılların sonunda
ancak girebildi siyasi literatürümüze. İsmet
İnönü'nün "ortanın solu" içeriksiz söylemiyle gelişen
süreçte, Avrupa'da ortaya çıkış ve yayılışına pek uygun olmayan
bir kimlik arz etti.
Ezilen yığınların, "BARIŞ, DEMOKRASİ, EŞİTLİK
VE ÖZGÜRLÜK" mücadelesinin, ideolojik perspektifi olan sosyal
demokrasi, Türkiye'de mevcut düzenin kurucusu parti ve liderince önerildi.
Bu garabet durumun siyasal yaşama etkisi hemen ortaya çıktı elbette.
CHP önce kurucu önderinin
silah arkadaşının yerine halka daha yakın görünen kavruk
bir lider seçti, ardından siyaset yapma tarzında önemli değişikliklere
gitti. Yeni Genel Başkan ve bir kısım yöneticilerinin marifetiyle işçi
sendikaları, demokratik kitle örgütleriyle bağ kuran parti yeniden hükümet
olma şansı buldu.
Türkiye'deki bu farklı ortaya çıkışın,
sosyal demokrasinin geniş yığınlarca benimsenmesini, algılanmasını
önemli ölçüde aksatığı söylenebilir. Ortaya çıkışı itibariyle
Türkiye İşçi Partisi'nin daha çok sahiplenebileceği bir kimliğe, düzenin
kurucusu Cumhuriyet Halk Partisi'nin sahip çıkmasının etkileri, üzerinden
otuz yıl geçmesine karşın bugün de sürmektedir. 19. yüzyılın işçi
sınıfı hareketinin bağrında yeşeren evrensel hareketin, bir çok önerme
ve prensipleri dışarıda tutularak, salt bir seçim söylemi olarak yaşatılmaya,
yansıtılmaya çalışıldı. Ezilen yoksul emekçi toplum kesimine
"Bize güven" dayatmasına dönüşen seçim söylemi doğal
olarak hükümet etme dönemlerinde, derin bir güvensizliğe dönüştü.
Avrupa'da üretilenin paylaştırıldığı, etnik ve kültürel çelişkilerin,
çoğulcu bir anlayışla çatışmaya dönmesinin engellendiği,
toplumsal barış, sosyal adaletin sağlandığı bir siyaset deneyimi
geliştiren sosyal demokrasiye rağmen, Türkiye'de, ürkek, beceriksiz,
konformist, yoz bir parlementarizme hapsedildi.
Eylül ertesinde bir ölçüde yakalanan şansı
da, kısa sürede tüketen sosyal demokratlarımız artık TBMM'de bile
temsil edilmiyorlar.
Bugün geçmişten daha ileri bir noktada tartışılmalıdır
sosyal demokrasi. , Avrupa'da sosyal demokratlarSosyalist cenahtaki dağınıklığı
gidererek geniş yığınların yeniden umudu haline geldiler.
Emperyalizmin dayatığı sanal dünya kısa sürede çözüldü. Yığınların
daha adil, barışçı bir dünyaya olan özlemi hala dipdiri.
Ülkemizde yaşanan siyasi kaos daha acil biçimde
çözülmelidir. Emekçi yığınların, şeriatçı ve faşist
partilerden kurtulmasına en büyük ve ilk katkıyı kitlesel
niteliklerini yitirmemiş, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerine sahip
çıkan bir parti yapabilir. Sosyal demokrat ideoloji de ancak yığınsal
niteliğe sahip dinamik bir partiyle gerçek hedeflerine ulaşabilir.
Cumhuriyet Halk Partisi bu nedenlerle hala önemlidir. Bu onun da kurumsal
olarak yaşamasının tek yoludur bir bakıma. Hala sosyal demokrat olduğunu
söyleyen, Sosyalist enternasyonal üyesi bir parti olarak Türkiye'de tek
başına duruyorken başka seçeneklerin olmadığının kabul edilmesi
gerekmektedir. Geçmiş yıllarda oluşan boşluğu doldurma iddasıyla
ortaya çıkan girişimlerin kısa sürede dağılmasının üzerinde düşünülmelidir.
CHP ya bu misyonu üstlenerek siyasi yaşamımızın içine sürüklendiği
akıldışılığa son verecektir. Ya da biz öznesiz biçimde BARIŞ
DEMOKRASİ EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜĞÜN bize kitle iletişim organları,
Avrupa Birliği üyeliği aracılığıyla gelmesini bekleyeceğiz.
Örgütlenmenin ve kitleselleşmenin gereği
olarak, Cumhuriyet Halk Partisinin ve sol ideolojinin ana kucağı
sendikal mücadelenin, Türkiye'de sosyal yaşamı ilerlemeden yana
yeniden yapılandırmasına katkı yapmak BARIŞ DEMOKRASİ EŞİTLİK VE
ÖZGÜRLÜK mücadelesine inanan herkesin görevi olmalıdır. Sağlıklı,
üretken ve çağdaş bir yaşamın asgari gereklerinden olan örgütlü/sendikal
mücadele, sosyal demokrat dünya görüşünün en büyük iddiasıdır.
Bu iddia düzen sahipliği, holdinglere şirin görünme kaygılarıyla gözardı
edilemez.
Geniş halk kesimleriyle bir avuç zengin arasında
giderek açılan uçurum, acil sosyal politikalarla giderilmelidir. Sosyal
demokratların, son yıllarda demogojik bir söylemle meşruiyet kazandırılmak
istenen bu çarpık ekonomik tabloyu değiştirme gücü vardır. Bu onların
asli görevlerinden biridir aynı zamanda. Kimi beceriksiz deneyimleri
aleyhde kullanan sağcı cepheye, geleneksel ve evrensel politikalarla yanıt
verilmelidir.
Ülkemizde gelir dağılımı, üretken bir
ekonominin gelişmesine engel olmanın yanı sıra çok derin sosyal ve
siyasal sonuçlar yaratan Kürt sorunun çözümü de yine ancak ve ancak
sosyal demokrat bir siyaset anlayışı içinde sağlanabilir.
Emperyalizmin ve onun bölgedeki işbirlikçilerinin
dayatığı köktendincilik sosyal demokratların acilen çözüm üretmek
zorunda oldukları bir başka sorundur.
Bu güne kadar halkın çözüm bekleyen acil
sorunları konusunda entellektüel faaliyetlerin ötesine geçemeyen solun
kaybedecek zamanı kalmamıştır. Yaşamı, her alanında yeniden üretmek,
güvensizlikleri ortadan kaldıracak somut adımlar atmanın zamanıdır.
Bu nedenlerle, yeni iletişim alanları, olanakları
yaratan internet ortamında da, sosyal demokrasinin ve onun Türkiye'deki
öznesi durumundaki Cumhuriyet Halk Partisi'nin değerlendirilmesi, tartışılması
gerektiğine inanıyoruz. Teknik zorluklarına rağmen kısa sürede azımsanmayacak
bir ziyaretçi sayısına ulaşmış olmamızın, bu ihtiyacın paylaşıldığı
anlamına geldiğine inanıyoruz. Tüm dostları ve yoldaşları,
"beğenmezsek" de,
"içimize sinmese"de,
atılan samimi adımları desteklemeye çağırıyoruz. Sosyal demokrasi
çoğulcu bir anlayışı ideolojisinin ana ilkelerinden biri yapan
biricik demokratik hareketir. Barışın, demokrasinin, eşitliğin ve özgürlüğün
yolunda birarada, hep birlikde, yoldaşça kalmak dileğiyle selamlar.
editor@sosyaldemokrasi.org
|